İsrail Eğitim Bakanlığı’nda Gizli İzleme Birimi Kuruldu

İsrail Eğitim Bakanlığı'nda Gizli İzleme Birimi Kuruldu

İsrail’de Eğitim Bakanlığı bünyesinde, hükümeti eleştiren öğretmenleri izlemek amacıyla gizli bir raporlama birimi oluşturuldu. Haaretz gazetesinin yayımladığı belgeler, bu birimin eski bir Şin-Bet yetkilisi tarafından yönetildiğini ve özellikle Filistinli ve sol görüşlü eğitimcilerin hedef alındığını ortaya koydu.

Gizli birimin varlığı, Hod Haşaron kentinde rehber öğretmen olarak görev yapan Yaron Avni hakkında hazırlanan 14 sayfalık bir raporun basına sızmasıyla gün yüzüne çıktı. “Bilgi Toplama Raporu – Yaron Avni” başlıklı belgede, Avni’nin hükümetin tartışmalı yargı reformuna dair sosyal medya paylaşımları ve grev çağrıları tek tek kaydedilmiş. Eğitim Bakanlığına bağlı bu birimin uzun bir süredir gizlice faaliyet gösterdiği belirtildi.

Araştırmalara göre, “Kışkırtma Vakalarını Ele Alma Danışma Komitesi” adlı gizli birimin başında, Eğitim Bakanlığı Güvenlik Dairesi Müdürü ve eski Şin-Bet çalışanı Lior Tuvia bulunuyor. Gazeteye bilgi veren kaynaklar, Eğitim Bakanı Yoav Kisch’in özel kalem müdürü Asif Kazula’nın da bu sürecin önemli figürlerinden biri olduğunu öne sürdü. Bu kaynaklar, Kazula’nın tüm eylemlerinin bakanın onayıyla gerçekleştirildiğini ve amacının Kisch’in siyasi konumunu güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Gizli birimin 2023 yılında başlayan tartışmalı yargı reformu sürecinden sonra, özellikle 7 Ekim sonrası yoğun bir şekilde çalıştığı bildirildi. Yaklaşık 160 eğitimci hakkında gizli raporlar hazırlandığı belirtilirken, bu kişilerin çoğunluğunun İsrail vatandaşı Filistinliler olduğu, Yahudi öğretmenlerin ise yalnızca dörtte birini oluşturduğu ifade edildi.

Haaretz’in araştırması, gizli birimin aşırı sağcı öğretmenlerin sosyal medya üzerindeki ırkçı paylaşımlarını görmezden geldiğini ileri sürdü. Bazı paylaşımlarda açık nefret söylemleri ve şiddet çağrıları olmasına rağmen bu içeriklerle ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı aktarıldı.

İsrail hükümetinin ayrıca “teröre destek” ve “terörle özdeşleşme” tanımlarını Eğitim Bakanlığı yetkililerine bırakmasına imkan tanıyan yeni bir yasa çıkardığı belirtildi. Bu düzenlemenin, öğretmenlerin hızla işten çıkarılmasına ve “devlete karşı geldiği” düşünülen okulların mali destekten mahrum kalmasına olanak sağladığı ifade edildi. İnsan hakları örgütü Adalah ve bir grup öğretmen, yasanın gerçek amacının “terörle mücadele değil, hükümet eleştirilerini susturmak” olduğunu savunarak İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu.

Eğitim Bakanlığı ise bu iddiaları reddederek, birimin faaliyetlerinin hukuki çerçevede yürütüldüğünü savundu. Yetkililer, bu birimin yalnızca “terörle özdeşleşme, kışkırtma ve yasa dışı eylem” şüphesi taşıyan vakaları incelediğini öne sürdü. Ancak basına yansıyan belgeler, öğretmenlerin mesai saatleri dışındaki sosyal medya paylaşımlarının ve kişisel görüşlerinin de sistematik bir şekilde takip edildiğini gösteriyor.