Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Suriye’deki Saldırılar Türkiye’deki Barış Sürecini Tehdit Ediyor
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Suriye’de özellikle Halep’te yaşanan saldırılara dikkat çekerek, cihatçı HTŞ gruplarının Kürt, Süryani, Alevi ve Dürzi halklara yönelik şiddetinin sürdüğünü belirtti. İnisiyatif, bu saldırıların Türkiye’deki barış sürecini baskı altına alma amacı taşıdığını vurguladı.
AKP–MHP iktidarının cihatçı gruplar eliyle sınır ötesinde Kürt karşıtı politikaları derinleştirdiğini savunan inisiyatif, hükümet yetkililerinin “terörsüz bölge” söylemiyle bu sürecin daha da genişletileceğine dair sinyaller verdiğini ifade etti. Açıklamada, cihatçı grupların işkence görüntülerini servis ettiği, bir direnişçi kadının çatıdan atıldığı hatırlatıldı ve Türkiye Cumhurbaşkanı’nın yaşananları “tarihi fırsat” olarak nitelendirmesi eleştirildi.
Halep’teki Kürt Mahallelerine Saldırı Devam Ediyor
Açıklamada, HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiye’yi hedef aldığı belirtilerek, seçilmiş halk meclislerinin bu saldırılara direniş kararı aldığı ifade edildi.
İnisiyatife göre, İsrail ve ABD’nin zımni onayıyla ve Türkiye’deki AKP–MHP iktidarının desteğiyle HTŞ gruplarının altı gün boyunca ağır silahlarla sivil yerleşimleri ve hastaneleri hedef aldığı bilgisi paylaşıldı.
Şiddet, Barışı Tehdit Ediyor
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Halep’te Kürt ve Süryani mahallelerinde yaşanan şiddetin Türkiye’deki Kürt sorununda barış ve demokrasiye engel olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu saldırıların Türkiye’deki zorla göç politikalarının bir devamı olduğu belirtildi.
HTŞ’nin kadınlara yönelik savaş suçlarına da değinen inisiyatif, cihatçı militarist erkek şiddetinin bölgedeki tüm kadınlar açısından tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
Uluslararası Kadın Dayanışması Çağrısı
İnisiyatif, dünyadaki feminist ve kadın örgütlerini Suriye’deki HTŞ gruplarının savaş suçlarına karşı seslerini yükseltmeye çağırdı. Ayrıca, Suriye ve Türkiye’deki barışın ancak uluslararası kadın dayanışmasıyla mümkün olabileceğine değinildi.
Son olarak,HTŞ’nin Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve Dürzilere yönelik saldırıların durdurulması ve demokratik bir Suriye için uluslararası feminist dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
(EMK)