Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili gelişmeler üzerine CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politika Kurulu üyeleri, gazetecilerle bir araya geldi. Kurulun başkanlığını yürüten Şule Özsoy Boyunsuz’un öncülüğünde yapılan toplantıda, CHP CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, önemli değerlendirmelerde bulundu. Tezcan, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin yalnızca bir seçim kampanyası yürütmekle sınırlı olmadığını, Türkiye’nin geleceğini planlamak için çalışan ve topluma bilgi ileten önemli bir yapı olduğunu ifade etti. Bu yapı, Türkiye siyasetinde bir ilki temsil ettiğini vurguladı.
Tezcan, toplantıda hayatını kaybeden gazeteci Rahmi Yıldırım ve silahlı saldırıda yaşamını yitiren avukat Hatice Kocaefe’yi anarak, bu kayıplar için derin üzüntü duyduğunu belirtti.
“TOPLUMUN YÜZDE 85’İ YARGIDA REFORM İSTİYOR” Tezcan, güncel anket sonuçlarını paylaşarak, Türkiye’nin en büyük iki sorununun ekonomi ve adalet olduğunu dile getirdi. Anketlere göre, toplumun %72’sinin adalete ve yargıya güvenmediğini vurgulayan Tezcan, %68’inin yargının bağımsız olmadığı düşüncesine sahip olduğunu aktardı. Ayrıca, yargıda rüşvet algısının arttığını ve toplumun %57’sinin bu durumu benimsediğini belirtti. Tezcan, bu durumun oldukça kaygı verici olduğuna dikkat çekerek, toplumun %85’inin yargıda reform gereksinimi hissettiğini ifade etti.
ADALET BAKANI GÜRLEK’E YANIT: “İRONİK BİR DURUM” Tezcan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelirken, hukuki güvenlik ve tahkim beklentisi içerisinde” açıklamasına değinerek, “Yani yabancı sermaye için hukuki güvenlik arayışı var. Ekonomik sorunların çözümü için yargının bağımsız ve adaletin güvenilir olması şart” dedi. Tezcan, bu noktada sorumlu kişilerin, Türkiye’deki adalet sisteminin bozulmasından dolayı yabancı sermayenin gelmemesinin sebebi olduğunu söylemesinin “çarpıcı ve ironik” olduğunu belirtti.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI ÜZERİNE Tezcan, Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soruşturma dosyasının yeniden açılmasının önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Tezcan, “Toplumun vicdanını rahatsız eden önemli dosyaların yeniden açılması sevindirici. Ancak bu süreç, bir imaj çalışmasına dönüştürülmemeli, bu soruşturmaya yapılacak en büyük kötülük olur” dedi. Daha önce basına sızdırılan belgelerle bu durumun bir imaj çalışması gibi yansıtılmasının rahatsız edici olduğunu ifade eden Tezcan, bu samimiyetin sorgulanmasına neden olduğunu belirtti.
“SIYASAL ETKİYLE AÇILMASI, PROBLEMIN ÖZÜ” Tezcan, dosyaların siyasi müdahale ile kapatılabilmesi ve açılabilmesi konusuna da dikkat çekerek, “Asıl odaklanmamız gereken nokta bu. Yargıyı bağımsız kılmalıyız. Bu durum, savcıların ve yargıçların işidir, siyasetin değil” dedi. Tezcan, soruşturma dosyalarının siyasi güçle yönlendirilmesinin ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.