Doğu Karadeniz’de son dönemde meydana gelen ani ve yoğun yağışlar, sel ve heyelan risklerini artırmaya devam ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Turgay Dindaroğlu, bu yılki yağışların geçen yıla kıyasla yüzde 60 oranında arttığını belirtti ve mayıs ayı için önemli uyarılarda bulundu.
Son günlerde Doğu Karadeniz’de meydana gelen şiddetli yağışlar, doğal afetleri de beraberinde getiriyor. Bu durum, can ve mal kayıplarına yol açabilecek ciddi riskleri barındırıyor. Prof. Dr. Dindaroğlu, mayıs ayının kritik bir dönem olduğunu vurgulayarak, “Toprak ve besin kalitesindeki artışı sevinçle karşılayabiliriz; ancak, aynı zamanda sel ve taşkın tehlikesiyle de yüzleşebiliriz. Yağışlar, hem bereket hem de felaket riski taşımaktadır” dedi.
Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte Doğu Karadeniz’deki yağış rejiminde önemli değişiklikler meydana geldi. Ani sağanakların yanı sıra, kış aylarında biriken karların hızlı erimesi de heyelanlara neden olmaktadır. Dik ve eğimli arazilerde meydana gelen toprak hareketlilikleri, bu yoğun yağışlarla daha da artmaktadır. Mayıs ayı boyunca yağışların devam etmesi bekleniyor.
Prof. Dr. Dindaroğlu, artan yağışların barajları doldurduğunu belirtirken, bu durumun aynı zamanda olası doğal afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini de ifade etti. “Yağışların etkisi altında kalan ülkemizin basınç sistemleri, mevsim normallerinin üzerinde yağış almasına neden oluyor. Önümüzdeki ay da benzer bir yağış durumu bekliyoruz. Bu durum, toprak ve bitki sağlığı açısından olumlu bir gelişme sağlarken, Doğu Karadeniz için de riskler taşımakta” dedi.
Geçtiğimiz yıl ile karşılaştırıldığında, Karadeniz Bölgesi’nin bu yıl yüzde 60 oranında daha fazla yağış aldığına dikkat çeken Dindaroğlu, alınması gereken önlemleri sıraladı: “Drenaj yollarının temizlenmesi, derelerin akışını engelleyen malzemelerin ve yapıların kaldırılması gerekiyor. Ani yağışlarda drenaj sistemlerinin etkili çalışabilmesi için bu önlemler şart. Ayrıca, erozyon riski de ciddi bir tehdit; toprak kaybı ve besin elementlerinin kaybı yaşıyoruz.”
Yağışların bol olduğu dönemlerde su kaynaklarının etkin yönetilmesi gerektiğini de vurgulayan Dindaroğlu, “Bu dönemleri iyi değerlendirmeyenler, ileride kuraklık ve su kıtlığı ile karşı karşıya kalabilir. Barajlarımızı doldurmalı ve su hasadı için planlamalar yapmalıyız. Bu süreçler geçici; mutlaka kurak dönemlerle de karşılaşacağız. Mayıs ayı, hem toprak ve besin kalitesinin yükselmesi hem de sel ve taşkınlar açısından kritik bir dönem” ifadelerini kullandı.